79- NAZİAT SURESİMekkîdir, kırk altı âyettir. (Şiddetle çekip alanlar anlamına gelen bu kelime, ilk âyette geçer. Kırk altı âyettir, Mekkîdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Andolsun şiddetle çekip alanlara.[365] 2- Ve neşeli-neşeli yürüyenlere.[366] 3- Ve yüze-yüze gidenlere.[367] 4- Ve herkesi geçenlere.[368] 5- Ve işi tedbîrle yapanlara.[369] 6- O gün, bir sarsıntıdır, sarsar. 7- Ardından bir sarsıntı daha gelir çatar. 8- Yürekler, belinleyip korkar. 9- Gözleri yere dikilir. 10- Onlar derler ki: Çukura atıldıktan sonra mı dirileceğiz de çıkacağız? 11- Ufalanmış bir kemik yığını hâline geldikten sonra mı olacak bu iş? 12- Öyleyse derler, bu, pek ziyanlı bir dönüş. 13- Halbuki o, bir tek haykırış. 14- Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar. 15- Gelmedi mi Mûsâ'ya âit söz sana? 16- Hani Rabbi, kutlu Tuvâ vâdisinde nidâ etmişti ona. 17- Git Firavun'a, şüphe yok ki o, azdı. 18- De ki: İster misin temizlenmeyi. 19- Ve sana Rabbinin yolunu göstereyim de korkasın, saygı duyasın? 20- Derken ona en büyük delîli göstermişti. 21- Oysa yalanlamıştı, karşı gelmişti. 22- Sonra da geri dönmüştü de koşup gitmişti. 23- Derken halkı toplamıştı da bağırmıştı. 24- Ben, sizin en yüce Rabbinizim demişti. 25- Derken Allah onu, dünyâda da, âhirette de azaplandırarak helâk etmişti. 26- Şüphe yok ki bunda bir ibret var korkanlara. 27- Sizi yaratmak mı daha güç sizce, yoksa göğü yaratmak mı? Onu kurdu. 28- Tavanını yücelti, düzüp koştu. 29- Ve gecesini kararttı, kuşluk çağını meydana çıkarttı. 30- Ve yeryüzünü de bundan sonra yaydı, döşedi. 31- Oradan suyunu, otlağını çıkarıp meydana getirdi. 32- Ve dağlarını oturttu. 33- Sizin ve hayvanlarınızın faydası için. 34- Derken o pek büyük felâket gelip çatınca. 35- İnsan, o gün anlar, hatırlar neye çalıştığını. 36- Ve cehennem, belirtilir görene. 37- Artık kim azmışsa. 38- Dünyâ yaşayışını üstün tutmuşsa, 39- Artık cehennemdir onun yeri-yurdu. 40- Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse. 41- Şüphe yok ki cennettir onun yeri-yurdu. 42- Senden sorarlar kıyâmeti, ne vakit kopacak? 43- Sen, onu ne bilirsin ki ne anlatacaksın? 44- Onun sonu, Rabbine âittir, o bilir. 45- Sen ancak, korkanı korkutansın. 46- Onu gördükleri gün, bir akşamcık yaşamışa dönerler, yahut da günün kuşluk çağı. [365]) Kâfirlerin ruhlarını şiddetle alan melekler, ölüm, doğdukları yerlerden çıkıp battıkları yerlerde kaybolan yıldızlar, okçular gibi çeşitli anlamlar verilmiştir.) [366]) Gaziler, kâfirlerin canlarını alan melekler, inananların canlarını neşeyle alan melekler gibi anlamlara yorulmuştur. [367]) İnananların canlarını kolaylıkla alan melekler, gökten süratle inen melekler, yıldızlar ve gaziler diye anlayanlar vardır. [368]) Hayır ve imanda insanları geçen melekler, inananların ruhları, yıldızlar, savaştaki atlar anlamlarına alanlar vardır. [369]) Melekler, gökler gibi mânalar verilmiştir. |